SORU-CEVAP

Güçlü bir imana nasıl sahip olabiliriz?

SORU: Güçlü bir imana nasıl sahip olabiliriz?

ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm insan aklı dün de söyledim böyle cıva gibi dağılır. Sürekli elinizle toplayacaksınız. Bir oraya gider, bir oraya gider, bir oraya gider. Müsaade etmeyeceksiniz. Aslında en mükemmeli bir kabın içine oturtup hiç hareket etmeyecek hale getirmektir. Ama serbest bırakırsanız sürekli dağılır. Yani uğraşamazsınız. Onu sabitlemeye çalışın. O zaman kafanız çok rahat eder. Şimdi bir ekran var. Renkli görüntü var ve üç boyutlu. Ve her şey düzgün. Laptoplar, şunlar, bunlar, bardaklar, tabaklar, güzel insan görüntüleri. Derinlikli bak derinlikli üç boyutlu uzakta görünüyor. Baktığımızda uzakta görünüyor. Bilim adamlarına soruyoruz. “Nedir bu?” diyoruz. “Dışarıda böyle bir görüntü yok” diyor. Nasıl yani? “Işık yok” diyor. İspat ediyor ışık olmadığını. Evet diyoruz. Renk peki? “Renk de yok” diyor. Mekan? “O da algı biçimi” diyor. Yani “algıya göre değişiyor” diyor. “Mekan da yok” diyor. Peki ses? “Mutlak sessizlik var. Ses yok” diyor. “Ruh onu öyle algılıyor” diyor. “Görüntü de yok. Görüntüyü ruh böyle algılıyor” diyor. Dokunma hissi? “O da bir algı” diyor. Koku? “Koku diye bir şey yok dışarıda. O da bir algı” diyor. Ben ne anlam vereyim buna? Yani bir insanın milimetrenin, milyarda biri kadar beyni olsa bile hemen anlar Allah’ın varlığını. Bunun ikinci bir ihtimali nasıl olsun kardeşim? Sırf buradan konu bitiyor. Ama bir hücrenin alemine giriyoruz. Hücre, kromozom, mitokondri bitti. Sırf arının hayatıyla konu bitiyor. Sırf arının yaptığı petekle bitiyor. Sırf örümcekle bitiyor. Ama bana göre de mesela şu tabletle bitiyor iş. Tablete baktığımda bunun açıklaması yok. Beynimin içinde ben tablet görüyorsam, bu tesadüfen olmadığı net. Bak insanları ne caydırıyor biliyor musunuz? Ölümler, çocuk ölümleri, şu bu falan ve hastalıklar. Bak bu özel yaratılıyor. Bu özel yaratılıyor. Bu da bir algıdır. Ölüm dediğin şey sana öyle gösterilen bir görüntü. Acı dediğin şey sana verilen bir algı. Ki zaten öyle dayanamayacağın acı da verilmiyor. Bırak şimdi onu. Allah, istese size dayanamayacağın acı da verir. İflahını keser. Hiç kimseye dayanamayacağı bir yük de yüklenmiyor. Ben hiç görmedim mesela. Bak 63 yaşındayım ben, insan dayanamayacağı bir şeyle karşılaştığını ben hiç görmedim. Bütün ömrüm de bereket, bolluk, güzellik içinde geçti. Öyle bir şey olmadı. Yani Allah’ı anlamak zor bir şey değil. Bir de Allah’a inanmayanların çok olması, yani nasıl söyleyeyim? Yanlış anlaşılmaz inşaAllah da müminin lehinedir o. Yani mümin onun derdine düşmesin. Aa niye az falan. Hiçbir şey olmaz. Yani görüntüde sana trilyon gösterir Allah. Senin imtihanın için gösteriyor sana ne kafanı takıyorsun? Görüntüye itibar etmeyeceksin. Bu kadar yani. Edersen hata yapmış olursun. Çok büyük bir hata yapmış olursun. Ama aklı başında adam onu yapmaz. Niye kafir var, niye münafık var? Allah Allah kardeşim o zaman dümdüz olur her şey. Dümdüz olur. Zifiri karanlık olur. Başka bir şey olmaz. İmtihan için bu şart. Başka türlü de imtihan olmaz. Bir de başka türlü imtihan oluyorsa bana söylesin. Nasıl olabilir? Bak düşünüyorsun bunun dışında imtihanın yolu, imkanı hiçbir şekilde yok. Sevginin gelişmesi için de bu sistemin dışında hiçbir yol yok. İnsanı düşünecek şekilde yaratıyor Allah. Düşünün başka hiçbir yolu yok. “Dünya olmasaydı çok rahat ederek cennete gitseydik” diyor. Yok sevgin olmazdı. Hiçbir şeyin olmazdı. Dümdüz olurdun. Cennet de senin için hiçbir şey ifade etmezdi. Zannettiğin gibi olmaz. Cennet ırmağın kenarına oturup boş boş bakardın. Hiçbir şey ifade etmezdi sana. Cennet yiyeceklerini de yemezdin. Ayrıca söyleyeyim. Çünkü açlık hissin yok yemezsin. Neden mümin yiyor? Allah’ı çok sevdiği için. Allah’ın nimetinden tatmak istediği için. Ona hamd etmek için. O lezzeti hissedip, o lezzetin zevkiyle Allah’a şükretmek için. Yani ömür türlü hayat biter.

LEAVE A RESPONSE

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir