Allah Sevgisi

Hadislerde Hz. Mehdi (as) dönemindeki barış ve huzur ortamı

Hz. Mehdi (as) sevgi insanıdır:
   
Hz. Mehdi (as) her dinden, her düşünceden, her görüşten insanı sevgiyle biraraya getirecek, kardeşlik ve dostluk duygularını güçlendirerek insanların birbirlerinin güzel yönlerini görmelerini, birbirlerine anlayışla bakmalarını sağlayacaktır. Hz. Mehdi (as) ortaya çıktığında yeryüzüne sevgi hakim olacak, insanlar kin, öfke, nefret duygularını tamamen geride bırakacaklardır. Öyle ki, hadislerde, Hz. Mehdi (as)'nin vesile olduğu güzellik ve sevgi ortamından denizdeki balıklardan gökteki kuşlara kadar herkesin razı olacağı, tüm insanların kalplerine Mehdi sevgisi yerleşeceği anlatılmaktadır. İnsanların Hz. Mehdi (as)'ye karşı duydukları candan, samimi sevgi birbirlerine karşı da sevgiyle, şefkatle, merhametle yaklaşmalarına vesile olacaktır. Hz. Mehdi (as) sevgiden ve barıştan bahsedecek, aynı zamanda bunu en güçlü şekilde ruhunda yaşayacak ve çevresine de yaşatacaktır.




Hz. Mehdi (as) tek bir damla kan akıtmayacak, uyuyan kişiyi uyandırmayacaktır:


Hz. Mehdi (as) savaştan kaçınan, barış insanıdır. Hz. Mehdi savaşla değil, sevgiyle, Allah'ı anarak Kuran ahlakını dünyaya hakim kılacaktır. Hz. Mehdi'nin en önemli özelliklerinden biri olan barış ve sevgiyle din ahlakını hakim edecek olması, Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde şöyle haber verilmektedir:

İnsanlar, bal arılarının beyleri etrafında toplanması gibi, Hz. Mehdi (as)'ın çevresinde toplanırlar. Daha önce zulümle dolu olan dünyayı, adaletle doldurur. Adaleti o denli olur ki, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. Dünya, adeta ask-ı saadet devrine geri döner. 1

Hz. Mehdi (as), Peygamber’in yolunda gidecek, UYUYAN KİŞİYİ UYANDIRMAYACAK, KAN DA AKITILMAYACAKTIR. 2

ZAMANINDA NE BİR KİMSE UYKUSUNDAN UYANDIRILACAK, NE DE BİR KİMSENİN BURNU KANAYACAKTIR. 3

Ona (Hz. Mehdi (as)'a) biat edenler, (Kabe civarındaki) rükün ve makam arasında bîat ederler. UYUYANI UYANDIRMAZ, ASLA KAN DÖKMEZLER. 4

Kap su ile dolduğu gibi yeryüzü barışla dolacaktır. Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir. (Sahih-i Müslim, 1/136)

... Cenab-ı Hak İslamı nasıl Bizimle başlatmışsa O'nunla (Hz. Mehdi (a.s.) ile) sona erdirecektir. Nasıl, Bizimle onlar aralarındaki şirk ve adavetten (husumet ve düşmanlıktan) kurtulmuş ve kalplerine ülfet (dostluk) ve muhabbet (sevgi) yerleşmişse, (Hz. Mehdi (a.s.) gelişi ile) yine öyle olacaktır. (Ahir Zaman Mehdisi'nin Alametleri, Celalettin Suyuti, s. 20)
"... Onun (Hz. Mehdi (a.s.)) döneminde iyi insanların iyiliği artar, kötülere karşı bile iyilik yapılır." (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 17)

Bu bakımdan Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi (as)’ın fitnelere, savaş ve çatışmalara son verirken, tüm bunları fikri bir mücadele yürüterek gerçekleştireceğini de haber vermiştir. Hz. Mehdi (as) döneminde tüm silahların susacağı, savaşların sona ereceği, Hz. Mehdi (as)'ın zuhuru ve Hz. İsa'nın gelişinden sonra yeryüzüne adalet, barış ve sevgi hakim olacağı hadislerde şöyle haber verilmiştir:

Savaş (erbabı) da ağırlıklarını (silah ve malzemelerini) bıracak.5

Harp (erbabı) ağırlıklarını (yani silah ve saireyi) bırakır.6

Düşmanlık ve kini de kaldıracaktır... Kap su ile dolduğu gibi yeryüzü barışla dolacaktır. Din birliği de olacak, artık Allah'tan başkasına tapılmayacaktır. Savaş da ağırlıklarını bırakacak.7

Hiçbir kimse arasında bir düşmanlık kalmayacaktır. Ve bütün düşmanlıklar, boğuşmalar, hasetleşmeler muhakkak kaybolup gidecektir. 8


Hadislerde "Savaş ağırlıklarını" bırakacaktır ifadesiyle de dikkat çekildiği üzere, bu dönemde her türlü şiddet, zorbalık, kavga, karmaşa son bulacaktır. Dolayısıyla Mehdiyet insan sevgisine, saygıya dayanan, müşfik, iyi niyetli ve akılcı bir sistemdir. Hz. Mehdi (as) tüm yeryüzünde adaleti sağlayacak ancak "tek bir damla kan dahi akıtılmayacaktır". Onun hakim olduğu dönem, gerçek sevgi ve barışın yaşandığı, huzur ve mutluluk dönemi olacaktır.
   



Hz. Mehdi (as) Zulme, Şiddete ve Teröre Son Verecektir :


Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi'nin İslam ahlakını yeryüzüne hakim etmesiyle birlikte, ahir zamanın önemli alametlerinden olan kargaşa, çatışma, şiddet, savaş, haksızlıklar ve zulümlerin sona ereceğini bildirmiştir. Hz. Mehdi'nin gelişiyle birlikte yeryüzünde yaşanacak büyük değişimi Peygamber Efendimiz (sav) şöyle müjdelemiştir:

Zulüm ve fıskla dolu olan dünya, O (HZ. MEHDİ (AS)) GELDİKTEN SONRA ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR.9
 
Kuran-ı Kerim'de de Rabbimiz'in insanları barışa davet ettiği şu şekilde bildirilmektedir:

Allah barış yurduna çağırır ve kimi dilerse dosdoğru yola yöneltip-iletir... (Yunus Suresi, 25)

Hz. Mehdi de Kuran ahlakının gereği olarak, insanları barışsever olmaya çağıracak, insanları birbirleriyle uzlaştırıp barıştıracaktır. Hadislerde bildirildiğine göre, Hz. Mehdi'nin döneminde yeryüzünde düşmanlık ve kin kalmayacak, şiddet ve terör bitecektir. Konuyla ilgili hadislerden bazıları şöyledir:

(Hz. Mehdi (as) döneminde) DÜŞMANLIK VE KİNİ KALDIRACAKTIR. Zehirli olan her hayvanın zehri de sökülüp alınacaktır. Hatta küçük oğlan çocuğu, elini yılanın ağzına sokacak da yılan ona zarar vermeyecektir. Kurt, koyun-keçi sürüsü içinde sürünün köpeği gibi olacaktır. Kap su ile dolu olduğu gibi YERYÜZÜ BARIŞ İLE DOLACAKTIR. Din birliği de olacak, artık Allah'tan başkasına tapılmayacaktır. Savaş da ağırlıklarını bırakacaktır. 10

Onun (Hz. Mehdi (as)) zamanında kurtla koyun birarada oynayacak, yılanlar çocuklara zarar vermeyecektir...11 

Hadislerde de görüldüğü gibi Hz. Mehdi döneminde, aralarında husumet olan halklar arasında çok büyük bir kardeşlik yaşanacak, her türlü kavganın yerini barış, dostluk ve sevgi alacaktır. Bu mübarek şahsın döneminde oluşacak olan mutedil (ılımlı, dengeli), çağdaş, akılcı ve medeni İslam modeli, tüm dünyaya ışık tutacaktır.

Hz. Mehdi (as) Hıristiyanlara İncil'in aslıyla, Musevilere Tevrat'ın aslıyla hükmedecektir:

Hz. Mehdi (as) Kuran’ın güzel ahlakını Müslümanlara aktaracak ve Müslümanlara güzel ahlakla, Kuran ahlakıyla davranacaktır. Fakat Hıristiyanlara İncil’in gerçeğiyle; yani, bozulmamış kısmıyla hükmedecektir. Musevilere de Tevrat’ın aslıyla, gerçek Tevrat'la hükmedecektir. Dolayısıyla Hz. Mehdi (as) Hıristiyan ve Musevileri İslam'a dönmeleri için hiçbir şekilde zorlamayacak; onlara Tevrat ve İncil'in Kuran'a uygun kısımlarıyla hükmedecektir. Bu Peygamberimiz (sav)'in bir hadisinde şöyle bildirilmektedir: "HZ. MEHDİ (AS)… YAHUDİLER ARASINDA TEVRAT'LA, HIRİSTİYANLAR ARASINDA İNCİL'LE HÜKMEDECEKTİR." 12

Allah'tan bir mucize olarak Hz. Mehdi (as)'ın devrinde İncil'in ve Tevrat'ın orijinalleri de bulunacaktır. Peygamberimiz (sav) ahir zamanda, Hz. Mehdi (as)'ın bu hak kitapların bozulmamış halllerini bulacağını şöyle bildirmektedir:

... Hz. Mehdi (as)'ın Mehdi diye isimlendirilmesinin sebebi şudur ki; gizli bir işe doğru yönlendirilecek, Tevrat ve diğer Semavi kitapları Antakya'da bir mağaradan çıkartacak...13

Kuşkusuz ki, Hz. Mehdi (as), Mehdi diye adlandırılmıştır. Çünkü O, Şam dağlarından bir dağa doğru hidayet olunur (yönlendirilir) "Tevrat" kitaplarını oradan çıkartır ve onlara dayanarak Yahudilerle münazara (bir konu üzerinde yapılan tartışma) eder ve (sonuçta) bir grup Yahudi O'nun eliyle Müslüman olur. 14 





Hz. Mehdi (as) Görülmemiş Bir Adalet Anlayışına Sahip Olacaktır:

Zulüm ve fısk dünyada hemen her yanı sarmıştır. Çok az insan bu belanın içine girmemiştir. Dünyanın hiç bir döneminde bu derece şiddetli, organize, kalabalık, güya bilim ve teknoloji ile desteklenen küfür ve delalet saldırısı olmamıştır. Dünya tarihinin küfür ve delalet açısından en şiddetli devrindeyiz. Allah hiç bir şeyi karşılıksız yaratmaz. Küfür ve delaletin çok güçlü karşılığını Allah yaratmıştır. Hz. Mehdi (as) ve Hz. İsa (as) birlikte Allah'ın dilemesiyle bu küfür ve delalet ateşini bu yüzyılda söndüreceklerdir.

Peygamberimiz (sav)'in hadislerinde verilen bilgilere göre, her çeşit ürün ve mal bolluğu, emniyet, güven ve adaletin temini, huzur ve saadet, maddi manevi her türlü imkanın insanların rahatı, konforu, neşesi ve huzuru için kullanılması, ihtiyaç içinde olan kimsenin kalmaması, isteyene istediğinden sayılmadan kat kat fazlasıyla verilmesi Hz. Mehdi (as) döneminin en önemli özelliklerinden biri olacaktır. Hz. Mehdi'nin vesilesiyle oluşacak olan bu adalet ve huzur ortamı çok geniş çapta ve çok benzersiz olacaktır. Konuyla ilgili Peygamberimiz (sav)'den rivayet edilen hadislerden bazıları şöyledir:

Kıyametin kopması için zamanda sadece bir günden başka vakit kalmamış da olsa Allah benim Ehl-i Beyt'imden bir zatı gönderecek yeryüzü zulümle dolduğu gibi, O YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAK. 15

Hz. Mehdi bendendir, yeryüzü zulüm ve işkence ile dolduğu gibi, ONU DOĞRULUK VE ADALETLE DOLDURUR.16

Bu (Emir) de (Hz. Mehdi) insanlar yeryüzünü daha önce zulüm ile doldurdukları gibi YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAKTIR.17
 
Zulüm ve fıskla dolu olan DÜNYA, O (HZ. MEHDİ) GELDİKTEN SONRA ADALETLE DOLUP TAŞACAKTIR.18
 
HZ. MEHDİ'NİN ZAMANINDA ADALET O KADAR BOL OLACAK Kİ, zorla alınan her mal sahibine geri iade edilecektir.19

NUN (HZ. MEHDİ’NİN) ADALETİ HER YERİ KAPLAYACAK ve insanlar arasında Hz. Peygamberin sünnet-i seniyyesi ile muamele edecektir. Hatta birisinden, mala ihtiyacı olan kim varsa çağırmasını söyleyecek, o kişi emrini yerine getirdiğinde, sadece bir kişi gelecektir. 20
 
Hz. Mehdi'ye aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişi biat edecek ve her zalim onun karşısında mağlup olacaktır. ZAMANI O KADAR ADİL OLACAK Kİ, KABİRDEKİ ÖLÜLER DİRİLERE İMRENECEKTİR... 21

İnsanlar, balarılarının beyleri etrafından toplanması gibi, Hz. Mehdi'nin çevresinde toplanırlar.  DAHA ÖNCE ZULÜMLE DOLU OLAN DÜNYAYI, O ADALETLE DOLDURUR. ADALETİ O DENLİ OLUR Kİ, UYKUDA OLAN BİR KİMSE DAHİ UYANDIRILMAZ VE BİR DAMLA KAN BİLE AKITILMAZ. DÜNYA, ADETA ASR-I SAADET DEVRİNE GERİ DÖNER. 22
  
Dünya hayatının bir günü kalsa Allah-u Teala o günü uzatır, benim Ehli Beyt'imden bir kimse gönderir. Onun ismi benim ismim gibidir. Babasının ismi babamın ismi gibidir.  ZULÜM VE KÖTÜLÜKLE DOLMUŞ DÜNYAYI, ADALET VE DÜRÜSTLÜKLE DOLDURACAKTIR. 23
 



“Hz. Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş’ten ve Ehli Beyt’imden bir kişidir. O, insanların ihtilaf ve sosyal sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O (HZ. MEHDİ) YERYÜZÜNÜ, KENDİNDEN ÖNCE ZULÜM VE BASKI İLE DOLDURULDUĞU GİBİ, ADALET VE İNSAF İLE (merhametle) DOLDURUR. 24   

O (HZ. MEHDİ) ARZA SAHİB OLUR VE KENDİSİNDEN ÖNCE BASKI VE ZULÜMLE DOLU OLAN ARZI ADALETLE DOLDURUR. Sizden Ona kim yetişirse, kar üzerinde sürünerek dahi olsa gelsin, ona katılsın. Zira o Hz. Mehdi'dir. 25

Yeryüzü zulüm ve düşmanlıkla dolduktan sonra, mutlaka benim Ehli Beyt’imden birisi (Hz. Mehdi) çıkar. VE NASIL DAHA ÖNCE ZULÜM VE DÜŞMANLIKLA DOLUYSA, O DÜNYAYI ADALETLE DOLDURUR. 26
 
Benden sonra ... EHLİ BEYT’İMDEN BİR KİMSE (HZ. MEHDİ) GELİR DE, O YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURUR. 27

“Yeryüzü zulüm ve düşmanlıkla dolmadıkça kıyamet kopmaz. DAHA SONRA EHLİ BEYT’İMDEN VE BENİM SOYUMDAN BİR KİMSE ÇIKAR, YERYÜZÜNÜ ADALET VE DÜRÜSTLÜKLE DOLDURUR. 28
 
Dünyada tek bir gün kalsa bile (kıyamet kopmadan) Allah o günü uzatacak, adı adıma, babasının adı da babamın adına uygun EHL-İ BEYT’İMDEN MUTLAKA BİR KİMSE GELECEK, DAHA ÖNCE ZULÜM VE HAKSIZLIKLA DOLU OLAN YERYÜZÜNÜ ADALET VE İNSAFLA (merhametle) DOLDURACAK. 29

Hiç şüphe yok ki; arz, cevir (haksızlık, üzüntü) ve zulümle dolacak. Zulüm ve cevirle dolduğu o zaman,  ALLAH EHLİ BEYT’İMDEN İSMİ BENİM İSMİMDE BABASININ İSMİ BABAMIN İSMİNDE BİR KİMSEYİ GÖNDERİR DE DÜNYAYI ADALETLE VE NASAFETLE (adaletin gereğiyle, hakkaniyetle) DOLDURUR. Önce zulm ve cevirle (haksızlıkla, üzüntüyle) dolduğu gibi. 30
 
Dünyadan sadece bir gün kalsaydı bile, CENAB-I ALLAH mutlaka, zulüm ve cevir ile (haksızlıkla, üzüntüyle) doldurduğu YERYÜZÜNÜ DOĞRULUK VE ADALETLE DOLDURMAK ÜZERE, İSMİ BABAMIN İSMİNE UYAN BENDEN (EHL-İ BEYT’İMDEN) BİR KİMSEYİ GÖNDERMEK İÇİN O GÜNÜ UZATIRDI.” 31
 
Ali Bin Ebi Talib’den (ra) rivayet edilmiştir. Resullullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Dehr’den bir günden başka kalmamış olsaydı bile, Allah ÖNCEDEN ZULÜMLE DOLDURDUĞU GİBİ, ONU ADALETLE DOLDURACAK EHL-İ BEYT’İMDEN BİR KİMSEYİ MUTLAKA GÖNDERİRDİ.” 32

Yâ Abbas, bu işi Allah benimle başlattı. Senin sülalenden biri ile bitirecek. O DELİKANLI (HZ. MEHDİ) DÜNYAYI, EVVELCE ZULÜMLE DOLDUĞU GİBİ, TEKRAR ADALETLE DOLDURACAK... 33




YERYÜZÜ ZULÜM VE İŞKENCE YERİNE ADALETLE DOLACAKTIR. (HZ. MEHDİ) HER ŞEYİ HAK VE ADALET ÖLÇÜLERİYLE EŞİT BİR HALDE DAĞITACAKTIR. Böylece yer ve gök sakinleri ondan razı oldukları gibi, havadaki kuşlar, ormandaki yırtıcı hayvanlar, denizdeki balıklar bile memnunluk duyacaklardır. 34

… Ebu Hamzâ-i Somâli’den: Bir gün İmam Muhammed Bakır aleyhisselam’ın yanında oturmuştum. Yanındakiler dağılıp gittikten sonra bana şöyle buyurdu: “Ey Ebu Hamza! Allah’ın yanında değişmeyecek olan kesin hükümlerden biri Hz. Mehdimizin kıyamıdır... YERYÜZÜ ZULÜM VE CEFA İLE DOLDUKTAN SONRA, ADALET VE EŞİTLİKLE DOLDURACAK OLAN HZ. MEHDİ... 35
 
… Abd-i Hayr’dan: Emirülmüminin Ali bin Ebi Tâlib aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Resulullah (sallallahu aleyhi ve alih) bana şöyle buyurdu:
... “(HZ. MEHDİ’NİN) İsmi, benim ismimdir, YERYÜZÜ ZULÜM VE CEFA İLE DOLUNCA ÇIKACAK VE ONU ADALET VE EŞİTLİKLE DOLDURACAKTIR.” 36
 
İmam Zeynelabidin aleyhisselam’ın torunu Ali bin Ömer der ki: İmam Ebu Abdullah, Cafer-ı Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu:
“BENİM EVLATLARIMDAN OLAN KÂİM (HZ. MEHDİ)... YER YÜZÜNÜ ZULÜM VE CEFA İLE DOLDUĞU GİBİ, ADALET VE EŞİTLİKLE DOLDURACAKTIR.” 37

İshak bin Galip den: İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam Hz. Mehdi'nin hal ve vasıflarını anlatan bir hutbesinde şöyle buyuruyordu:

GENİŞ NURU, YAYGIN ŞİFASI İLE AÇIK, HAK VE AŞİKAR BİR BEYANLA ADALETİ UYGULAR. 38
 
Cabir bin Abdullahı Ensari der ki: VE YERYÜZÜ ZULÜM, HAKSIZLIK, ŞERR İLE DOLDUĞU GİBİ, HZ. MEHDİ ONU ADALET, EŞİTLİK VE NUR İLE DOLDURACAKTIR.” 39

… İbn-i Ebu Hamza’dan: ONA (HZ. MEHDİ’YE) ADALET, İNSAF (merhamet) VE İHSAN (bağışta bulunma, iyilik etme) SIFATLARI HEDİYE EDİLMİŞTİR. 40

Hişam bin Salim der ki: İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu: “Hz. Mehdi’nin zuhuruna kadar halkın her sınıfı halka hüküm sürecek. Öyle ki artık hiç kimse “eğer biz hükümet etseydik adaleti uygulardık” diyemeyecek. DAHA SONRA KAİM (HZ. MEHDİ) ALEYHİSSELAM HAKK VE ADALET İLE KIYAM EDECEK.” 41
  



Fazl bin Yesar şöyle der: İmam Caferi Sadık aleyhisselam’ın şöyle buyurduğunu duydum: ALLAH’A ANDOLSUN Kİ, TIPKI SICAK VE SOĞUĞUN EVLERİNE DOLDUĞU GİBİ, HZ. MEHDİ’NİN ADALETİ DE ONLARIN EVİNE DOLACAKTIR.” 42
 
Hz. Mehdi benim Ehl-i Beyt’imden ve benim neslimdendir. O (HZ. MEHDİ), YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAKTIR. 43   

HZ. MEHDİ, ADİL BİR HAKEM OLARAK ÇIKACAK...44

HZ. MEHDİ'NİN (as) ADALETİ ÖYLE OLACAKTIR Kİ, HİÇ KİMSEYE, HİÇBİR ŞEYDE, HİÇBİR ŞEKİLDE HAKSIZLIK EDİLMEYECEKTİR. 45

Hz. Mehdi'nin (as) yargı ve hükümlerinde, Hz. Mehdi'nin (a.f.) hükümetinde KİMSEYE BİR İĞNE UCU KADAR BİLE ZULÜM VE HAKSIZLIK EDİLMEYECEK VE KİMSE RENCİDE EDİLMEYECEK. 46

HZ. MEHDİ (AS) ADALET ÖLÇÜ VE TERAZİSİNİ HALKIN ARASINDA BIRAKACAK VE BÖYLECE KİMSE, BAŞKA BİRİNE ZULÜM EDEMEYECEK. 47

Hz. Mehdi (as) kıyam ettiğinde –bazı zorluklar çıktıktan ve savaşlar yapıldıktan sonra- ZULÜM VE HAKSIZLIĞI ORTADAN KALDIRACAK VE YERYÜZÜNÜN HER YERİNİ ADALETLE DOLDURACAKTIR. 48

(HZ. MEHDİ (as)) KİMSEYİ BAŞKASINDAN ÜSTÜN TUTMAYACAK. 49

Ebu Said-i Hudri de Peygamber’in (sav) minber üzerinde şöyle buyurduğunu nakleder: “Ehl-i Beyt’imden olan va’dedilmiş HZ. MEHDİ (as) AHİR ZAMANDA ZUHUR EDECEKTİR. Gök ona yağmurunu yağdIracak ve yer ona bitkilerini bitirecektir. İNSANLAR YERYÜZÜNÜ ZULÜMLE DOLDURDUKTAN SONRA O YERYÜZÜNÜ ADALETLE DOLDURACAKTIR.” 50

HZ. MEHDİ (AS) BÜTÜN GAM VE ZULMETLERİ GİDERECEK GÜNEŞTİR. İhsanda bulunduğu zaman pek bereketli bir yağmurdur. 51




________________________

1 El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 29 ve 48
2 Kıyamet Alametleri, sf. 163
3 El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 44
4 El-Heytemî, El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 24

5 Sünen-i Ibn-i Mace, 10/334
6 İmam Şa’rani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 496
7 Sünen-i Ibn-i Mace, 10/334
8 İmam Şa’rani, Ölüm-Kıyamet-Ahiret ve Ahirzaman Alametleri, 496
9 El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20

10 Sünen-i İbni Mace, Kitabü-l fiten Tercemesi ve Şerhi- Kahraman Neşriyat, cilt 10, Mütercim: Haydar Hatipoğlu, Bab 33, s. 331-3359
11 El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 43
12 Cabir b. Yezid el-Co'fi, İmam Muhammed Bakır-dan rivayet ediyor.
13 Cabir b. Yezid el-Co'fi, İmam Muhammed Bakır-dan rivayet ediyor.
14 Harun b. Maruf; Zamra b. Rabia'dan, Abdullah b. Şevzeb'den rivayet ediyor.

15 Sünen-i Ebu Davud, 5/92
16 Süneni-i Ebu Davud, 5/93
17 Sünen-i İbn-i Mace, 10/348
18 El Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 20
19 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, s. 23
20 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 20
21 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 22

22 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 29
23 Büyük Fitne Mesih Deccal, Saim Güngör, Pamuk Yayınları, s. 80) (Ebu Davud ve Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani, 5.cilt, s. 365
24 Hz. Ebu Said el Hudri r.a. / Ramuz El-Ehadis 1. cilt, Sayfa 7, No 7) Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 13
25 Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 14) (Hz. İbn-i Mes'ud RA (Büyük Kıyamet Alametleri, 135/3
26 Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 11
27 Hz. Ebdurrahman Ibni Kays r.a. / Ramuz El-Ehadis 2. Cilt, Sayfa 518, No 4
28 İmam-ı Ahmed, İbn’i Hibban, Hakim
29 Ebu Davud ve Tırmizi / Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5.Cilt, sayfa 365
30 Hz. Muaviye Ibni Kur’an r.a. / Ramuz El-Ehadis 2. Cilt, Sayfa 346, No 6
31 Ebu Davud ve Tirmizi
32 Ebu Davud tahric etmiştir.) (Fi Zilali’l- Kuran’da Kıyamet ve Alametleri, Ahmed Faiz, 1993, s. 113
33 Hz. Ammar İbn-i Yaser RA (Büyük Kıyamet Alametleri, 498/1
34 İmam Suyuti, Kıyamet Alametleri, Ölüm ve Diriliş, s. 1699, s. 175
35 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 90-91
36 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 97-98
37 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 217
38 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 267
39 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 278
40 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 287
41 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 322
42 Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 351
43 Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, İmam Şarani, Bedir Yayınevi, s. 438, (816)
44 El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 31
45 Kafi, c. 4, s. 427

46 El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 280, 283, 284
47 El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 280, 283, 284
48 Bihar'ül Envar, c. 51, s. 146
49 El-Mehdiyy-il Mev'ud, c. 1, s. 264, 275, 277, 285, 287, 288, 311, 318, c. 2, s. 11
50 Bihar-ul Envar, c. 51, s. 74, İsbat-ul Hudat, c. 7, s. 9
51 Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 188


2009-08-31 22:46:13

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top